Hesaplama
Çatıda Kar Yükü Nasıl Hesaplanır?
Çatı kar yükü s = μ1 × Ce × Ct × sk formülüyle bulunur. sk bölgesel zemin kar yüküdür; İstanbul kıyı bandında yaklaşık 0,75 kN/m², yani 75 kg/m² mertebesindedir. μ1 eğim katsayısıdır: 30 dereceye kadar 0,8, 60 derecede sıfır. Yük, eğik çatı yüzeyine değil yatay izdüşüm alanına uygulanır.
Künye
- Formül
- s = μ1 × Ce × Ct × sk
- sk (zemin kar yükü)
- İstanbul kıyı bandında ~0,75 kN/m² (75 kg/m²)
- μ1 — eğim 30° ve altı
- 0,80
- μ1 — eğim 30°–60° arası
- 0,8 × (60 − α) ÷ 30
- Ce / Ct
- normal koşulda 1,0
- Uygulama yüzeyi
- yatay izdüşüm alanı, eğik yüzey değil
- Kaynak standart
- TS EN 1991-1-3
Kar yükü hesabı, ev sahibinin merak ettiği soruyu sayıya çevirir: kar yağdığında çatıya kaç kilo biniyor? Formül kısadır, katsayıları tabloya bakarak seçilir ve sonucu bir kâğıtta çıkarmak mümkündür. Çıkan sayının ne anlama geldiğini, daha doğrusu neyi söylemediğini de bilmek gerekir.
Formül ve içindeki katsayılar
Yürürlükteki yaklaşımda çatı kar yükü şöyle bulunur:
s = μ1 × Ce × Ct × sk
- sk — zemin kar yükü (kN/m²): Yapının bulunduğu yerin bölgesel değeri. Rakım yükseldikçe artar. İstanbul’un kıyı ve boğaz hattında pratikte 0,75 kN/m², yani metrekarede yaklaşık 75 kilogram mertebesinde bir değer kullanılır; kesin sayı yapının statik projesinde yazar.
- μ1 — çatı şekil katsayısı: Eğimin karı ne kadar tuttuğunu anlatır. 30 dereceye kadar 0,80; 30 ile 60 derece arasında 0,8 × (60 − α) ÷ 30; 60 derece ve üzerinde 0.
- Ce — çevre (maruz kalma) katsayısı: Normal arazide 1,0. Rüzgâra tamamen açık, çevresinde engel olmayan tepelerde 0,8 (rüzgâr karı süpürür). Ağaç ve yüksek yapılarla kuşatılmış, rüzgârdan korunan konumda 1,2.
- Ct — ısıl katsayı: Normal, yalıtımlı çatılarda 1,0. Yalnızca çatıdan yüksek ısı kaçıran özel yapılarda düşürülür.
Sonuç kN/m² çıkar. Kilograma çevirmek için 100 ile çarpmak yeterli yaklaşımı verir: 0,60 kN/m² ≈ 60 kg/m².
Eğime göre kar yükü tablosu
Aşağıdaki değerler sk = 0,75 kN/m², Ce = 1,0 ve Ct = 1,0 kabulüyle hesaplanmıştır.
| Çatı eğimi | Yaklaşık derece | μ1 | Kar yükü |
|---|---|---|---|
| %20 | 11° | 0,80 | 60 kg/m² |
| %35 | 19° | 0,80 | 60 kg/m² |
| %58 | 30° | 0,80 | 60 kg/m² |
| %70 | 35° | 0,67 | 50 kg/m² |
| %84 | 40° | 0,53 | 40 kg/m² |
| %100 | 45° | 0,40 | 30 kg/m² |
| %119 | 50° | 0,27 | 20 kg/m² |
| %173 | 60° | 0,00 | 0 |
Tablodaki ilk üç satıra dikkat edin: 11 derece ile 30 derece arasında kar yükü hiç değişmez. Eğimin yükü azaltması ancak 30 dereceden sonra başlar. “Çatım dik, kar durmaz” cümlesi bu yüzden çoğu konut çatısı için doğru değildir — teras çatılarda ve az eğimli yüzeylerde ise yük tam değerinden hesaplanır.
Adım adım örnek: 120 metrekare tabanlı bir çatı
Plan ölçüsü 10 × 12 metre, eğimi %58 (yaklaşık 30 derece) olan, çevresi normal yerleşim dokusunda bir beşik çatı düşünelim.
- Yatay izdüşüm alanı: 10 × 12 = 120 m²
- Zemin kar yükü: sk = 0,75 kN/m²
- Şekil katsayısı: eğim 30° olduğu için μ1 = 0,80
- Çevre ve ısıl katsayı: Ce = 1,0 ; Ct = 1,0
- Metrekaredeki kar yükü: 0,80 × 1,0 × 1,0 × 0,75 = 0,60 kN/m² (60 kg/m²)
- Toplam kar yükü: 0,60 × 120 = 72 kN ≈ 7.200 kilogram (7,2 ton)
Aynı binanın çatısı 45 dereceye çıkarılsaydı μ1 = 0,8 × (60 − 45) ÷ 30 = 0,40 olur, metrekaredeki yük 30 kilograma, toplam 3,6 tona inerdi. Çevresi açık bir tepede olsaydı Ce = 0,8 ile metrekaredeki yük 48 kilograma düşerdi.
Yedi tonluk sayı ilk bakışta ürkütücü görünür; ancak bu yük çatının tamamına dağılmış hâldedir ve sağlam bir taşıyıcı sistem bu mertebeyi karşılamak üzere hesaplanır. Asıl sorun toplamda değil, dağılımda çıkar.
Birikme: hesabı bozan asıl etken
Formüldeki 0,80 katsayısı karın çatıya düzgün yayıldığını varsayar. Rüzgâr bu varsayımı bozar. Kar tek bir yüzeyden süpürülüp başka bir noktada toplandığında yerel şekil katsayısı 1,6 ile 2,0 arasına çıkar. Örnekteki bina için bu, o bölgede metrekarede 120–150 kilogram demektir — hesaplanan değerin iki buçuk katı.
Birikmenin tipik yerleri şunlardır:
- Yüksek bir binanın dibindeki alçak çatı. Üstteki çatıdan kayan kar ve rüzgârın taşıdığı kar burada toplanır.
- Parapet, baca ve duvar arkası. Rüzgârın hızını kestiği her engelin arkasında kar birikir.
- İki çatı yüzeyinin birleştiği dere hattı. Vadi çizgisi hem kar toplar hem erime suyunun geçtiği yerdir.
- Sundurma, giriş saçağı, garaj çatısı. Hem hafif yapılırlar hem üstteki çatının karını toplarlar; veranda ve sundurma yapımında hesabın bu kabulle kurulması gerekir.
Bu bölgelerde çökme, çatının geri kalanı sapasağlamken başlar. Belirtileri ve müdahale sırasını çatıda kar yükü riski sayfasında ayrıntılı anlattık.
Bu sayı taşıyıcının yeterli olduğunu göstermez
Hesabınız yükü verir; çatının o yükü taşıyıp taşımadığını vermez. Kapasite, mertek ve aşık kesitlerine, açıklıklara, mesnet noktalarına, malzemenin bugünkü durumuna ve birleşim detaylarına bağlıdır. Kar yükü tek başına da kullanılmaz: kalıcı ağırlıklarla — yani çatı ölü yüküyle — ve rüzgâr emme yüküyle birlikte, belirli katsayılarla birleştirilerek tasarım yükü elde edilir.
Gerçek mühendislik hesabı şu durumlarda şart olur: çatı katına oda, teras ya da kapalı hacim eklenmesi; kaplamanın hafiften ağıra çevrilmesi; çatıya su deposu, güneş paneli ya da makine konulması; taşıyıcıda gözle görülen sarkma, çatlak ya da çürüme bulunması; açıklığın büyütülmesi için ara kolon ya da makas kaldırılması. Bu işlerde takviye kararı bina güçlendirme ve çelik konstrüksiyon kapsamında, yerinde ölçüm ve statik hesapla verilir; kâğıt üstündeki kaba sayı yalnızca konuşmayı başlatır.
Kar Yükü Hesaplama
Sık sorulan sorular
Kar yükü eğik çatı alanına mı, taban alanına mı uygulanır?
Yatay izdüşüm alanına, yani taban alanına uygulanır. Sebebi basit: kar dikey olarak yağar, çatının eğik olması yağan kar miktarını artırmaz. Bu, çatı hesabındaki en sık karıştırılan noktadır ve ölü yükle ters yönde çalışır — kaplama ağırlığı eğik yüzeye, kar yükü yatay izdüşüme uygulanır. İki yükü toplarken ikisini aynı düzleme çevirmek gerekir. Kaba hesapta pratik yol, ölü yükü eğim katsayısıyla çarpıp yatay izdüşüme taşımaktır: 30 derece eğimde bu katsayı yaklaşık 1,155'tir.
Dik çatıda kar yükü gerçekten sıfıra mı iner?
Hesap kuralı 60 derece ve üzerinde şekil katsayısını sıfır kabul eder, çünkü bu eğimde kar tutunamaz. Ama bu, dik çatının kar konusunda tamamen serbest olduğu anlamına gelmez. Kayan kar aşağıda bir yere düşer: alt kottaki bir sundurmaya, giriş saçağına, oluğa ya da yaya geçişine. O yüzeylerde hesap yeniden yapılır ve kayan karın getirdiği ek yük eklenir. Ayrıca kaplama pürüzlüyse ya da kar durdurucu profil varsa kar dik yüzeyde de tutunabilir; o durumda sıfır kabulü geçersizdir.
Kar birikmesi hesabı ne kadar bozar?
Yerel olarak iki-üç katına çıkarabilir. Formüldeki 0,8 katsayısı, karın çatıya düzgün dağıldığı varsayımına dayanır. Rüzgâr karı süpürüp tek noktada topladığında, çatı bir üst çatının dibinde kaldığında, parapet, baca veya duvar arkasında kalan bölgelerde ve iki çatı yüzeyinin birleştiği dere hattında şekil katsayısı 1,6 ile 2,0 arasına çıkar. Örnekteki 0,75 kN/m² zemin değeri için bu, metrekarede 120–150 kilogram demektir. Çökmelerin çoğu çatının ortasında değil, tam bu birikme bölgelerinde başlar.
Hesabı yaptım, çatım dayanır mı?
Bu hesap yükü verir, kapasiteyi vermez. Çatınızın taşıyabileceği yükü bilmek için mertek ve aşık kesitleri, açıklıklar, mesnet noktaları, ahşabın ya da çeliğin durumu ve birleşim detayları ayrıca değerlendirilir. Kar yükü tek başına da kullanılmaz: ölü yük, kar yükü, rüzgâr yükü ve varsa bakım yükü belirli katsayılarla birleştirilerek tasarım yükü elde edilir. Yani metrekarede 60 kilogram kar çıkması iyi ya da kötü bir haber değildir; ancak taşıyıcının kapasitesiyle yan yana konduğunda anlam kazanır.
Eski binamın projesinde yazan kar yükü hâlâ geçerli mi?
Projedeki değer o günün standardına göre doğrudur, ama binanın bugünkü hâli projedeki hâli olmayabilir. Çatıya sonradan konan su deposu, güneş paneli, klima dış ünitesi ya da anten; çatı arasına kurulan depo; eski kaplama sökülmeden üstüne serilen ikinci kat kaplama — bunların hepsi hesapta olmayan kalıcı yüktür ve kar için ayrılmış payı yer. Kaplama ağırlığındaki değişimi çatı ölü yükü hesaplama sayfasında ayrıca ele aldık. Bir de standartların kendisi güncellenir; çok eski yapılarda kullanılan değerler bugünkülerden düşük olabilir.
